YAŞAM
Yayınlanma : 07 Ocak 2026 00:01
Düzenleme : 07 Ocak 2026 00:03

“Görmezden Gelinen Açlık, Kapımıza Dayandı”

“Görmezden Gelinen Açlık, Kapımıza Dayandı”
Kars’ta yıllardır kış demek yalnızca soğuk ve kar değil, aynı zamanda yaban hayatı için verilen bir yaşam mücadelesi anlamına gelirdi.

“Görmezden Gelinen Açlık, Kapımıza Dayandı”

Kars’ta yıllardır kış demek yalnızca soğuk ve kar değil, aynı zamanda yaban hayatı için verilen bir yaşam mücadelesi anlamına gelirdi. Geçmiş yıllarda kar kalınlığının artmasıyla birlikte ilgili kurumlar, yaban hayvanlarının aç kalmaması için doğaya sakatat bırakır, kuşlar için yemleme çalışmaları yapardı. Bu uygulamalar yalnızca hayvanları doyurmak için değil, yırtıcıları yerleşim alanlarından uzak tutmak adına hayati bir öneme sahipti.

Ancak son yıllarda bu çalışmaların neredeyse tamamen ortadan kalktığı görülüyor.

Bugün Kars’ın birçok bölgesinden her gün yeni görüntüler geliyor. Kurt sürüleri gece saatlerinde yerleşim alanlarına kadar iniyor, bahçelerdeki ya da sokaklardaki köpekleri alıp götürüyor. Sosyal medyada paylaşılan videolar, yaşanan tehlikenin boyutunu açıkça gözler önüne seriyor. Aç kalan yırtıcıların hedefinde artık yalnızca yaban değil, insanla iç içe yaşayan evcil hayvanlar var.

Uzmanlara göre bu durum, sadece hayvanlar açısından değil, insanlar için de ciddi bir risk oluşturuyor. Açlık, yaban hayvanlarını daha cesur ve kontrolsüz hale getiriyor. Bugün köpekler hedefte, yarın ise insanla karşılaşmaların yaşanmayacağının hiçbir garantisi yok.

Oysa çözüm yeni değil. Kars, bu konuda geçmişte örnek uygulamalara imza atmış bir kent. Zorlu kış şartlarında yapılan yemleme ve sakatat bırakma çalışmaları, hem yaban hayatını korumuş hem de yerleşim alanlarını güvenli tutmuştu. Bugün eksik olan şey bilgi değil; irade, sorumluluk ve vicdan.

Doğaya sırtımızı dönmenin bedelini yine doğa hatırlatıyor. Yaban hayatını açlığa mahkûm etmek, sorunu görmezden gelmek değildir; sorunu büyütmektir. Yaşananlar bir “doğal olay” değil, ihmaller zincirinin sonucudur.

İnsanlığımızı, ancak zor zamanlarda hatırladığımızda gerçekten insan olabiliriz. Kış şartları ağırlaşmadan, daha vahim olaylar yaşanmadan, bir insan-yaban hayvanı karşılaşması can kaybıyla sonuçlanmadan, yetkililerin yeniden sorumluluk alması gerekiyor.

Bu çağrı yalnızca kurumlara değil, topluma da… Çünkü yaban hayatını korumak, aslında kendimizi korumaktır.